7 Mayıs 2011 Cumartesi
Bahar
Bahar geldi gibi sanki. . Şu bitmeyen kış hepimizi bıktırmıştı. Yaz insanı olmasam da bu kadar kış fazla geliyor. Güne temizlikle başladım. Artık zamanı gelmişti, sevgili kedimin döktüğü tüyleri temizlemek saatlerimi aldı. Silkelenen halılar, silinen yerler, asılan çamaşırlar bitince biraz oturabildim. Bahar en güzel aynı zamanda da en dengesiz mevsimlerden biri. Her an hava değişebilir, bugün sıcakken yarın yağmur yağar hatta bu gün içinde bile olabilir. İnsan hırka, gömlek vb. gerektiğinde kullanılacak bir parçayı hep yanında bulundurmak zorunda kalır. Sanki kollardan biri bahar geldi mi o görevi üstlenir hatta bu görevi hep bekliyormuş gibi haller içine girer. Ne çantaya sığar o hırka, ne sandalye arkalarına, yük olur bize. Hele birde yazın gelmesini bekleyen, onun ilk habercisi olan bahara bayılan sevgililer yok mu insanda cinayet işleme isteği uyandırırlar. Bir de bu sevgilileri cık cık eşliğinde kınayan teyzelere, amcalara eşlik ederseniz o çok mutlu uyandığınız bahar günü olur bir eziyet size. Bence sabah kalkınca alınan ılık duşun ardından insan atmalı kendini sokağa. Nerede yaşadığınız önemli değil. Belkide berbat bir yerde yaşıyorsunuz, gidebileceğiniz hiçbir yer yok, ki benim durumum bu. Önemli olan o değil, bir yere ulaşmak değil sadece yürümek hatta mümkünse çıplak ayakla çimenlere basmak. O sevgilileri de görmezden gelmek yağmur yağarsa da ıslanmak ama yakınmadan, söylenmeden. Islanmaktan keyif almak. Değişiklik olur hem.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder